Söyleyeceğim bir kaç söz var dinleyecek biri olursa diye sakladığım. Yarınları düşünmekten sıkıldığım zamanlarda geçmişin götürdüklerini ibretle tekrar tekrar düşlüyorum, vakit bulabilirsem. "Nedir bu kadar insanlardan uzaklaştıran beni?" diye sorduğum soruların cevaplarını bekliyorum hala. Sahi ya bu ara cevap alamıyorum insanlardan. Size de oluyor mu hiç, sizde cevapsız bırakılıyor musunuz sürekli. Yanıtsız soruları biriktirip birlikte karanlık ve soğuk bir odada oturup vakit geçiriyor musun mesela?
Her zaman güzel şeylerin olmasını istemek ne kadar anlamsız geliyor bana böyle durumlarda. İnsanın olduğu yerde, güzel olmayan çok fazla şey var. Nasıl ki bir insan hayatın tadını çıkartarak yaşamanı sağlıyorsa, aynı insan yeri geldiğinde hayatı zindan edebiliyor insana.
Yaşadığı yılı ya da mevsimi unutturacak insanlarla beraber olmak ve bu insanlara aynı şekilde mevsimleri unutturmak istiyor. Oysa öylemi gerçek dünya. O kadar çetin bir savaş var ki, insan yaşamaktan bile vaz geçiyor ve kurulu düzenin paslı çarkları arasında zamanını satıyor, patronlara. El becerisi, yaptığı işten aldığı zevk, öyle bir konuma geliyor ki hayatında...
İyi olmak ya da iyi bir insan görünmek hiç bir halta yaramıyor mesela. Sürekli karşındakini kırmamaya çalışmak, ne boktan bir şey haline dönüşüyor karşılık alamadığında. Her şey karşılıklı mı diyeceksiniz şimdi, ama cevap vermeyeceğim bende.
Neydi çözülemeyecek sorun? Neler yapılmalıydı istediklerimin gerçekleşmesi için?. O kadar çok soru var ki artık cevaplamak için hiç enerjimi harcamak istemiyorum. Hayat güzel derler ya, görmek, hissetmek lazım.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder