Ne acayip bir durum boşlukta olmak, sevip sevip ayrı kalmak. Can telaşı ile farkına varamadığımız zaman. Öyle bir geçiyor ki önünde ne varsa silip süpürüyor.
Kararlarımız bize ait olmuyor çoğu zaman. Çoğu zaman kararımızı verdikten sonra neden öyle bir karar verdiğimizi sorgulamışızdır. İstemediğimiz kararlar veriyor olmamız ne kadar normal?
Gitmek istiyorum, çok ama çok uzaklara. Yanımda sadece kendim olsun yeter. Bir deniz kıyısında karaya vurmuş deniz yosunları gibi karaya vurmuşken, susmak istiyorum konuşmamı bekleyenlere. Sonu bildiğim bir hikaye olsa da yapmak istediklerim, tekrar hata yapmak istiyorum. Yıpranmış duygularımın tekrar yıpratılmasını istiyorum belki, belkide yalnızlığımı paylaştığım küçük ve dağınık odamı mutluluğumla doldurmak istiyorum. Kimse bilmez ki şuan ki durumundan daha mutlu olup olamayacağını. Sadece umut eder.
Sonumun nasıl olacağını düşünüyorum bu ara, sefil bir hayatın yorgun savaşçısı mı olacağım yıllar sonra? bezginlik dolu adına hayat dediğimiz bir hayatın içinde mi?
Kimse bilemez. Kimse bilemez. Kimse bilemez.
Daha çok kendime acıyorum yıllar geçtikçe, daha çok kendime düşman oluyorum. Bilmiyorum ne olacak bu halim. yabancı bir şehirde en son gelen bir gezgin gibi dolaşıyorum izbe sokaklarda. Beni görürseniz dostlar...
Boşverin...